Lezzet Usta İşidir...
Dikkat! Şekerin kimyasını bozuyorlar
Özellikle Ramazan ayı ve bayram arefesi artan şekerli ürün tüketimi kimsenin bilmediği sinsi bir riski de getiriyor.Ucuz olduğu için şeker hastalarının kullandığı sakarin
ve aspartamı baklava, reçel, bisküvi, kola, çikolatada kullananlar tehlike saçıyor
Aksiyon Dergisi`nin son sayısında yer alan habere göre şekerin yerini almaya aday yapay ya da kimyasal tatlandırıcılar, gündelik hayatta kontrolsüzce yaygınlaşıyor.
Şeker hastaları ve yüksek kiloluların tedavi amaçlı kullandığı aspartam ve sakarin gibi tatlandırıcılar, artık gıda sektörünün vazgeçemediği ürünler arasına girdi.
Özellikle ramazan ayında tatlı, şekerleme ve çikolata tüketiminin artmasına paralel olarak kimyasal tatlandırıcıların tüketimi de artıyor. Şekerden yüzlerce kat daha
tatlı olan alternatif tatlandırıcıların 20 kuruşluk miktarı, 2 YTL civarındaki bir kilogram şekerin işlevini görüyor. Amerika`da bir dönem yasaklanan, kansere neden
olduğu iddia edilen, diyetisyen ve doktorlar tarafından kullanılmaması tavsiye edilen yapay tatlandırıcılar, İstanbul Eminönü`ndeki tezgâhlarda bile açıktan satılıyor.
Son sekiz yılda kimyasal tatlandırıcıların ithalatı 13 kattan fazla arttı. Her yıl bu artış katlanarak devam ediyor.
YAPAY TATLANDIRICILAR
Elbette bu artışın altında sağlık alanındaki ihtiyaçlar yatmıyor. Yapay tatlandırıcıların ithalatındaki artışın temel nedeni, gıda sektöründe şeker yerine kullanılması.
Mesela, kimyasal tatlandırıcılardan aspartam ve sakarin, market raflarındaki diyet kola, düşük kalorili yoğurt ve şekersiz sakızın yanı sıra açıktan satılan baklava,
reçel, helva ve süt tatlıları gibi birçok üründe rahatlıkla şeker yerine geçiyor. Vatandaş ise aldığı birçok ürünün içinde kimyasal tatlandırıcı kullanıldığını bilmiyor. Bir
bavul aspartamın bir kamyon şekere denk geldiği düşünüldüğünde, gıda sektörünün bu ürünlere meyletmesinin gerçek nedeni ortaya çıkıyor. Hatta bavulların içinde
kaçak aspartam getirildiği öne sürülüyor. Piyasaya sürülen 5 YTL`lik baklavalar, 2 YTL`lik çikolatalar gibi ucuz mamullerde kullanılan kimyasal tatlandırıcıların sağlık
riskleri ve şeker pazarına verdiği zarar ise âdeta görmezden geliniyor. Amacı dışında kullanımı her geçen gün daha fazla artan tatlandırıcıları yakından izleyen
uzmanlar ise uyarıyor: `Sağlıklı yaşamak isteyenler her türlü tatlandırıcıdan uzak durmalı. Kimyasal tatlandırıcıların hepsi vücuda yabancı ve zararlıdır.`
BAKLAVALARDA KAÇAK ASPARTAM!
Çin, Singapur, Tayvan, Hollanda, Amerika, Almanya gibi ülkelerden gelen bu yapay tatlandırıcılar, şekerden çok daha yüksek tat veriyor. Ürkütücü olanı ise İstanbul
Eminönü gibi açıktan ürün satılan yerlerde bu tür kimyasallar çokça ve rahatça bulunabiliyor. `Sektörde bu tatlandırıcıların kullanımı artıyor.` diyen Güllüoğlu
Baklavaları gıda mühendislerinden Emine Akyıldız`a göre aspartam 25 kilogramlık paketler hâlinde satılıyor: `Küçük pastanelerde diyet kek, diyet ürün bulunuyor.
Pastada deneyebiliyorlar. Tadı tutturması çok zor değil. Bunların hiçbiri sağlıklı değil.`
ASPARTAM İLE AYNI TAT KARŞILANIYOR
Hem evde tatlı yapımında hem de büyük firmaların diyet/diyabetik ürünlerinde mutfağa giren yapay tatlandırıcılar, acaba piyasada farklı alanlarda gizlice kullanılıyor
mu? Ürünlerin içindeki yapay tatlandırıcılardan vatandaşın haberi var mı? Sektörde hızla yaygınlaşan yapay tatlandırıcılardan birçok üretici yakınıyor. Foga Pastanesi
sahibi Yalçın Albardak, adını vermediği Ankara`da büyük bir baklava toptancısının, pancar şekeri yerine ürünlerinde aspartamı gizlice kullandığını ifade ediyor. Hem
de bu ürünler diyet ya da diyabetik diye değil, bildiğimiz şekerden yapılan tatlı olarak satılıyor. Mesela, bir tepsi baklavada 2 buçuk kilogram şeker kullanılıyor. Bu
miktar 5 YTL`ye denk gelirken, sadece 50 kuruşluk aspartam ile aynı tat karşılanıyor. Zaten Ankara Ulus pazarına gidince vitrinlerde yerini alan baklavaların 5
YTL`den satılması aslında durumu açıklıyor. `Nasıl bu kadar ucuza mal ediyorsunuz?`, `Yapımında ne kullanıyorsunuz?` sorularına yanıt, `Bilmiyoruz, bize hazır
geliyor.` oluyor. Birçok firma, baklavayı toptancıdan hazır alıyor; toptancı ise fiyatı düşürmek için ucuz malzemeye yöneliyor. Pancardan üretilen şekerin yerine
kimyasal tatlandırıcılar tercih ediliyor.
FİYATLAR BENİ KURTARMIYOR
Yalçın Albardak, kimi müşterilerin `Neden baklavayı 15 YTL`den satıyorsunuz?` sorusuna muhatap kaldıklarını anlatıyor: `Bunu müşteriye anlatamıyoruz. O fiyatlar
beni kurtarmıyor. Ben iki üç çuval şeker kullanıyorsam, onlar bir kilo yapay tatlandırıcı ile işini hallediyor. Ama o tatlıların içinde ne kullanıldığını vatandaş bilmiyor,
sormuyor.` Albardak`a göre piyasada yaygınlaşan yapay ya da kimyasal tatlandırıcıların kullanımı önümüzdeki yıllarda patlayacak: `Bunu orta dereceli esnaf
kullanmaz. Ya çok büyük iş yapanlar kullanıyor ya da çok küçükler. En büyüklerinden bile şüphelenmek lazım. Bunlar da merdiven altında iş yapıyor. Gözlerini para
hırsı bürümüş.` Tüketiciler Birliği`nden bir dernek yöneticisi ise yapay tatlandırıcıların bisküvi ve gofret sektöründe, amacı dışında çok yaygın kullanıldığını ifade
ediyor.
ASPARTAM SATIŞLARINI DURDURDU!
Piyasaya uzun süre yapay tatlandırıcı satan Kalealtı Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi firmasından bir yetkili, amacı dışında kullanım yüzünden üç yıldır yapay
tatlandırıcı satışını durdurduklarını anlatıyor: `Bizim kayıtlarımızı inceleyin. Amaç dışı kullanıldığı için üç yıldır bu tatlandırıcıların satışını yapmıyoruz. Diyet ürünlerde
kullanılması gereken bir madde; ama diyet ürün dışında neredeyse her alanda kullanılıyor.` Ürünü yurtdışından getiren ithalatçıların bile bir-iki torba hâlinde
perakende satış yaptığını anlatıyor. Volkan Pastanesi`nin sahibi Erdal Usta ise baklava sektöründe ucuz ve kimyasal malzemenin yaygın biçimde kullanıldığını ifade
ediyor.
YAPAY TATLANDIRICI KULLANMAYIN
Kimyasal tatlandırıcı kullanılsa bile günde 30 tabletin aşılmaması gerekiyor. Tüketiciler Derneği Gıda Komisyonu Başkanı ve Beslenme Uzmanı Ayşe Cengiz, şeker
hastası ya da obezite hastalarına kesinlikle yapay tatlandırıcı kullanmamaları uyarısında bulunuyor. Gıda sektöründeki ürünlerde yapay tatlandırıcıların kullanım oranı
net olarak yazmadığı için Ayşe Cengiz `Bir kekte ne kadar kullanılıyor, bunun su yüzüne çıkması gerekir.` diyor. Bunun için tüketicilerin etiket okuma alışkanlığına
sahip olması tavsiyesinde bulunuyor. Tabii belediyeler ve Tarım Bakanlığı denetçilerinin de bu gözle gıda kontrolü yapması gerekiyor. Aksi hâlde, ürünlerin üzerinde
miktarlar yazmıyorsa üreticiden bunun talep edilmesi, gıda derneklerinin haberdar edilmesi, gerekirse kanuni yollara başvurulması denenebilir.
AÇIKTA SATILAN BAKLAVALAR
Beslenme Uzmanı Cengiz, gün içinde 30 tabletin üzerindeki rakamı ciddi buluyor. Bu yüzden ambalajlı gıdaların yanında açıktan satılan baklava, dondurma, helva, süt
tatlıları gibi ürünlerde de yapay tatlandırıcı kullanılıyorsa tüketici bu ürünlere çok dikkatli yaklaşmalı, özellikle ucuz ürünlerden emin olunmalı. Ayşe Cengiz, piyasada
bu tip ürünlerin tüketim sıklığının düşürülmesini istiyor. İşin tüketiciye düştüğüne dikkat çeken beslenme uzmanı, sektörün ciddi denetlenmediğini düşünüyor: `Bu
yasada var, ama bu yasalar ne kadar işlerlik kazanıyor? Ürünün üzerine yansıyor mu? Ciddi kuşkularım ve endişelerim var. Rahat olmak istiyorum. Tüketiciye
önerirken ben bilmiyorum ki (ürünlerde yapay tatlandırıcı kullanılıyor mu, oranı nedir) sade vatandaş nasıl bilecek?`
CATERİNG YEMEK İSTANBUL - İKİTELLİ ORG. SAN. BÖL.
Lezzet Usta İşidir...
>