Lezzet Usta İşidir...
Gıda hileleri insan sağlığını tehdit ediyor
KIYMANIN İÇİNDE TAVUK KEMİĞİ
Kasaptan aldığımız hazır kıymanın içinde tavuk kemiği olabileceğini, yoğurdun içine daha yoğun görünmesi ve miktarının artması için nişasta katılabildiğini veya
kaşar peynirinin içinde patates püresi olabileceğini düşünebilir misiniz?
Sağlık bakanlığı, sofralarımızda sağlığımızı tehdit eden "gıda hileleri"ni araştıdı.
Soframıza gelen birçok gıdanın hileli olduğunu biliyor muydunuz? "kırmızıbibere kiremit tozu, zeytine tekstil boyası, bayat tavuk ise çamaşır suyuyla beyazlatılarak
piyasaya sürülüyor.
Bunun gibi daha birçok gıda hilesini Dünya Bülteni Haber Merkezi tarafından hazırlanan dosyamızda bulacaksınız…
Kopya tşört satan bir satıcı üç yıl hapisle cezalandırılırken, hileli gıda satıcısı para cezası ile kurtuluyor. Türkiye'de sahte gıda piyasasında ürün yelpazesinin bir hayli
geniş...
"Türkiye'de 27 bin gıda sanayii işletmesinin 10 bini denetlenemiyor. Çünkü bunlardan sadece 17 bini Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın gıda siciline kayıtlı" tablo çok
kaygı verici.
Geçen yıl il müdürlükleri tarafından yürütülen rutin denetimler kapsamında, gıda üretim yeri, satış yeri ve toplum tüketim yerlerinde toplam 334 bin 670 denetim
yapılırken denetimler sonucunda 6049 firma veya kişiye idari para ceza uygulandı, 586 kişi veya firma hakkında da savcılıklara suç duyurusunda bulunuldu.
KIYMANIN İÇİNDE TAVUK KEMİĞİ
Kasaptan aldığımız hazır kıymanın içinde tavuk kemiği olabileceğini, yoğurdun içine daha yoğun görünmesi ve miktarının artması için nişasta katılabildiğini veya
kaşar peynirinin içinde patates püresi olabileceğini düşünebilir misiniz? Maalesef, hazır gıdalarda duyunca dudağımızı uçuklatacak daha nice hileler yapılıyor. Fiyatı
daha uygun diye tercih edilen, açıkta satılan birçok gıdanın içinde, aslında olmaması gereken, çoğu insan sağlığına büyük ölçüde zararlı maddeler bulunuyor.
Özellikle her kesimden insanın mecburen tükettiği et, süt, peynir, ekmek gibi temel gıdalarda yapılan hilelerle ürünün maliyeti düşürülüyor.
Hileli gıdalar, pazarda, markette, restoran ve büfelerde olması gerekenden daha ucuza satılıyor. En çok hile yapılan gıdalardan biri olan kıymayı eğer et parçasından
çektirirseniz fiyatı 10 milyonu aşıyor. Paketlenmiş hazır kıymalardan alırsanız fiyatı 3-5 milyona düşüyor.
İşte bilindik gıda hileleri…
Beyaz eti klora batırıp taze görüntüsü veriliyor.Ufalanmış peyniri jel ile birleştirip yeniden kalıp peynir yapılıyor.
Dana kıymaya tavuk sakatatı katılıyor.Yağ ve kemik külünden lahmacun yapılıyor.Sütün yağını alıp yerine margarin koyuluyor.Küflü kaşardan eritme peynir yapılıyor.
Tavuk dönerlerin içine tavuk derisi, bağırsak, paça ve sakatatlar baharatlanıp karıştırılıyor.
Kırmızı bibere kiremit tozu ekleniyor.Kalitesiz bulgura boya katıp ayıp örtülüyor. Hazır limon suyu içerisine su ve limontuzu katılıyor.Zeytinyağına rafine ayçiçek,
kanola, fındık ve soya yağı karıştırılıyor.
Son kullanma tarihi bitmiş sucuklar, yeni yapılan sucukların içine atılarak yeniden imal ediliyor. Kelle ve paçalar traş bıçağı ile temizlenerek tüketime sunuluyor.Tavuk
kemikleri öğütülüp renklendirici katkı maddeleri ile salama katılıyor. Salam ve sosis içerisinde hayvansal atıklar katılıyor. Soya baharatla karıştırılıp sucuk imalatında
kullanılıyor.
Dökme baharatlar arasına kurutulmuş ot-sap karıştırılıyor. Helvanın içine beyaz susam yerine Sudan'dan ithal edilen ucuz siyah susam konuluyor.
İyi çay, "2.5 yaprak" olarak tabir edilen çay filizinden elde ediliyor. Ancak sahtekarlar, körpe filiz yerine kart dalları da çaya karıştırıyorlar.
Depoda iyi muhafaza edilmediği için küflenen çaylar da soframıza geliyor. Küflü çay karaciğere zarar veriyor.
Köfte ve dönere soya kıyması katılıyor. Kakaolu fındık kremasında kakao yerine keçiboynuzu tozu, kakao yağı yerine margarin kullanılıyor.
Sucuk, sosis ve salam gibi gıdaların raf ömrünü uzatmak için gereğinden fazla nitrat katılıyor. Bu da böbreklere zarar veriyor.
Balın içinden, zararlıları kovmak için kullanılan naftalin ve antibiyotik çıkıyor. Süt pastörize edilmeden peynir ya da tereyağı yapılıyor. Kaynatılmamış ya da pastörize
edilmemiş sütten yapılan peynir ve tereyağı yiyenleri brusella ve malta humması hastalığı bekliyor.Baklava ve kadayıfın içine fıstık yerine bezelye konuyor.
Zeytin salamurasında gıda tuzu yerine sanayi tuzu, içme suyu yerine sanayi suyu kullanılıyor.
Zeytin havuzlarına paslı demir atılarak zeytinler karartılıyor. Bu maddeler kansorejen etki oluşturuyor ve alzheimer hastalığını tetikliyor.
Zeytini karartmak için tekstil boyası da kullanılıyor. Tereyağına margarin ve patates karıştırıyorlar.
Bala hile amaçlı katkı maddesi olarak nişasta, şeker kamışı, akçaağaç, darı ve mahua bitkilerinin çiçekleri, şeker pekmezi, hidrol, parafin katılıyor, düşük nem içeren
ballara su ekleniyor. Fazla çiçek bulunmayan yörelerde kovanların çevresine şeker ve şeker şurupları konarak arılar doğal olmayan yöntemlerle besleniyor.
Şeker pancarı pekmezini üzüm pekmezi diye satıyorlar.
Kaşar peynirine soya yağı ve margarin katılıyor.Salam, sosis gibi gıdaların içine et yerine nişasta, tavuk derisi, kırmızı etin kasaplarda kullanılmayan kanlı kısımları,
zar, kan, bol baharat ve tuz kullanılıyor.
Reçelin içine az miktarda meyve, bol miktarda şeker şurubu konuluyor.
Süt tozunun içine tebeşir tozu, pudra şekeri katılıyor. Şam fıstığına kurutulmuş bezelye karıştırılıyor.
Sahte rakı, sahte şampanya, sahte şarap, sahte votka derken ölümler birbiri ardına geliyor. Ancak sahte gıdalardan kaç kişinin yaşamını yitirdiği ya da ölümcül
hastalıklara yakalandığını kestirmek ise neredeyse imkansız. Sahte gıda ve içkinin kol gezdiğini herkes biliyordu ama ölümlere yol açacağına kimse toz kondurmadı
bugüne kadar.
Sahte gıda maddelerinin çoğunun ambalajında üretim tarihi, son kullanma tarihi ya da üreten firmanın adı bulunmuyor. Ambalajlara sonradan yapıştırılan etiketlerdeki
bilgiler de sahte... Sahte gıdalara sanıldığı gibi sadece semt pazarlarında değil, market raflarında bile rastlanabiliyor.
Sahte salam, sosis ve sucuk gibi gıdalar, hiçbir besin değeri olmaması bir yana böbrek ve karaciğerleri tahrip ediyor. Etkisi 5-10 yıl içinde ortaya çıkıyor. Başta deli
dana olmak üzere pekçok hastalık yayıyor.
GIDA GÜVENLİĞİNDE GERİLEDİK
Gıda Güvenliği Derneği tarafından yaptırılan araştırmaya göre; katılımcıların yüzde 52`si Türkiye`nin gıda güvenliğinde son on yılda gerilediğini, yüzde 38`i geliştiğini,
yüzde 7`si ise bir değişiklik olmadığını düşünüyor.
Sosyo-ekonomik düzey azaldıkça, Türkiye`de gıda güvenliğinin geliştiğini düşünenlerin oranı da azalıyor. Aynı şekilde yaş arttıkça Türkiye`nin gıda güvenliği
konusunda gerilediğini düşünenler artıyor. 18–24 yaş grubunun yüzde 40`ı gıda güvenliği konusunda geriye gittiğimizi düşünürken bu oran, 55–64 yaş grubunda
yüzde 64`e çıkıyor. Avrupa Birliği vatandaşlarının yüzde 38`i ise Avrupa Birliği ülkelerinde gıda güvenliği kavramının son on yılda geliştiğini, yüzde 29`u aynı kaldığını,
yüzde 28`i ise daha kötüye gittiğini düşünüyor.
CATERİNG YEMEK İSTANBUL - İKİTELLİ ORG. SAN. BÖL.
Lezzet Usta İşidir...
>